|
Baba Sevgisi
![]() Telefonun sesiyle irkildi. Önce rüya zannetti.Daha sonra gerçekten telefonun sesini duyunca kalktı. Arayan babasıydı.... - Kaçıncıya arıyorum kızım! İnsan bir haber verir. Merak ediyoruz. Öldün mü kaldın mı? Kız iyice sinirlenmiştir. Babasının lafı uzatması da cabası... - Buradayım işte! Ne istiyorsun söyle! Baba hayal kırıklığına uğramıştır. Oysa o bir özür ya da `babacığım` lafını duymak istemişti. Olmadı... Nerede hata yapmıştı? Ertesi gün okula gidiyordu kız. Giyinmiş süslenmiş. Sevgilisine güzel görünmek istercesine... Okulda veli toplantısı vardı. Herkesin `babası` gelmişti. Ama o bir babası olduğunu ble hatırlamıyordu ki. Onun için para veren bir makineydi o. Öğretmeni : - Senin velin nerde kızım? dediğinde birden irkildi. - Şey hocam, ben söylemeyi unuttum. - Neyse tamam bir daha olmasın! Öğretmen kızın evini aramıştır. Çıkan annesidir. - Ben kızınızın öğretmeni. Kiminle görüşüyorum? - Hoca hanım ben annesiyim. - Öncelikle nasılsınız efendim? - İyi olmaya çalışıyoruz hamdolsun. - Allah iyilik versin. Kızınız veli toplantısını size haber vermemiş öyle değil mi? - Bize öyle bir şey söylemedi hoca hanım. Hem söylese de gelemezdik... - Neden? - Babası hasta. Çok hasta hem de... Öğretmen lafı fazla uzatmaması gerektirğini anlamıştır. Ve talıya bağlayıp kapatmıştır telefonu. _______ Kızın hiçbir şey umrunda değildir. Ne annesi ve babası. Telefonları bile açmıyordur artık. Gününü gün edip eğleniyordur. Babasından habersiz... Aradan günler geçer. Yabancı bir numara arar kızı. Ve babasının öldüğünü son nefesinde onu görmek istediğini, bütün işlerinin aslında iyi gitmediğini ve battığını söylemiştir. Kızın tekrar umrunda olmamıştır. Birgün gider bakarım demiş ve telefonu kapatmıştır. Erkek arkadaşına bu olanları söyleyince çocuğun ona karşı tavırları değişmiştir. Meğer babasının parası içindir bütün bu ilgi, alaka... Kız kısa sürede her şeyi kaybetmiştir. Aşkını, kendisini, okulunu, inancını... Her şey boştur artık. En nihayetinde kendisini doğduğu topraklara geri dönmekte bulur. Annesi de göçmüştür oralardan. Haberi bile olmadan... Evi karıştırırken bir mektup bulur. Babasının kızına yazdığı ama bir türlü göndermeye cesaret edemediği, o her şeyi açıklayan mektup. Baba sevgisini anlatan mektup... " Kızım.. O gün seni aradığımda hastanede yatıyordum. Dün gece gene fenalaştım. Hastaneye getirdiler. Sen üzülme diye söylemelerini istemedim. Sadece bir kere sesini duymak için izin aldım doktor beyden. İzin vermiyordu. Elektronik aletler kalbime zarar veriyormuş. Boşver be doktor kızımın sesini duyamayacaksam ne işe yarar yaşamak dedim. Zar zor izin verdi. Seni aradım herhalde yazılından kötü not aldın diye sinirliydin. Yoksa sen hiç bana öyle der misin? Demezsin tabii. Seni en son geçen sene gördüm. O gün pek iyi davranmamıştın. Bu köylü halimizle utandırdık seni kızım. Affet bizi. O gün sesini son duyuşumdu. Bir kere babam demedin ya, gözüm açık giderim şimdi. Olsun, sen hep iyi ol. Ben seni izleyeceğim... Baban... " Mektup bitmişti. Ama o da.. Nasıl bir hata yapmıştı o. Babasını nasıl da öylece bırakmıştı. Kabrine bile daha gitmemişti. Babası öleli aylar oluyordu. Oraya yığılıp kaldı. Yığılıp Kaldı. Gözyaşları da... Ama artık çok geçti.. Çoookk! |
|
05/12/2009 16:28
Zeynep Çon
394
Yazdır
PDF
RSS
