|
Halay
![]() Dışarıdan bakınca eğlenceyi bilmedikleri sanılır köyümüz halkının. Oysa, dört kişi nerede, ne zaman hangi koşulda –Cenaze hariç- bir araya gelirlerse gelsinler; Öğrenciler okula erken mi geldiler? Toplanma zili çalıncaya kadar erkekler top ya da birdirbir oynarken kızlar hemen bir çevirme halayı tutarlar: Çobanı kayadan indiremiyom. İndirip yönüme döndüremiyom. Bir elimde kalem, birinde divit, Gâvurun oğlunu kandıramıyom. Öğle paydosunda öğretmen: -Haydi, çocuklar, yemeğe. Yağlıları, tatlıları yemeden gelmeyin ha! Oysaki zengin - yoksul, aşağı yukarı hepimiz, benzer besinlerle beslenirdik. Yani buğdayı buğdaya katık yaparak. Öğle yemeğimiz mutlaka bir dürüm, ya pekmez, ya da çökelek dürümü. Her evin birer ikişer tavuğu vardı ama kahvaltıda yumurta yiyen Birer dürümü atıştıran çocuklar erkenden döndükleri okul bahçesinde boş duracak değil ya küçük parmaklarından tutuşarak başlamışlardır bile çevirme halayına… Akşam serinliğinde tarlalara kuzu katmaya mı gidildi. Davar gelinceye kadar tutun bakalım bir halay. Gidiyom eğle beni Zülfüne bağla beni Zülfün gonca gül ise Bir gül ver eğle beni. Ya da gecenin geç vaktine kadar bulgur mu çekildi? Taze bulgurdan pilav pişene kadar boş mu durulurmuş. Haydin halaya. Al yârim bu da sana Uğradım su da sana Cesette bir canım var Alırsan o da sana... Hatta tekkede bile halay çekilir. Orta yaşlılar kurban kesmek, et doğramak, su getirmek, pilav pişirmek gibi işlerle uğraşır. Yaşlılar, kendi aralarında sohbeti koyulaştırırken, kızlı erkekli gençler, halaya başlamışlardır bile... Çocukluk yıllarımda halaydan başka |
|
Yorum Yok. |
01/12/2009 23:50
Rasim Canbolat
327
Yazdır
PDF
RSS.jpg)
