Hoş Geldiniz, Ziyaretçi Kullanıcı Adınız: Şifreniz:

Şuan Burdasınız: Ana Sayfa >> Teknoloji Haberleri >> ''İnsanlığa hizmet'' için yaşayıp ölüyorlar

''İnsanlığa hizmet'' için yaşayıp ölüyorlar
Yayınlanma Tarihi : 2012-02-22 - Bu haber 14 defa okundu

Marmara Üniversitesi (MÜ) Deney Hayvanları Uygulama ve Araştırma Merkezi (DEHAMER) kurucu Müdürü Prof. Dr. Berrak Yeğen, merkezde, bilimsel çalışmaların ihtiyacını karşılamak amacıyla deney hayvanı (fare, sıçan) yetiştirdiklerini söyledi.

Prof. Dr. Yeğen, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 1992 yılında ilk kez Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Deneysel Araştırma ve Hayvan Laboratuvarının (DAHL) kurulduğunu, laboratuvarın 1985 yılında Avrupa Topluluğu Strasbourg Bildirgesi'ni temel aldığını belirtti.

kullan

Deney Hayvanları Etik Kurulu ile koordineli çalıştıklarını, 1996-2009 yılları arasında 200 kadar projenin DAHL olanakları kullanılarak tamamlandığını aktaran Yeğen, 2000 yılından itibaren araştırıcılara deney hayvanlarını tanıma ve yaklaşım ile ilgili temel deneysel yöntemleri gösteren sertifika programları düzenlediklerini kaydetti.

Gelişen koşullara ve üniversitenin artan gereksinimine paralel olarak yapısal değişikliklere gidildiğini ve merkezin kurulduğunu dile getiren Yeğen, ''Merkez, deney hayvanları kullanılarak yapılan araştırmalar için uygun standartlarda deney hayvanı (sıçan, fare) yetiştirir, bazı türlere lojistik destek sağlar, deneylerin yapılabilmesi için uygun koşullarda laboratuvar hizmetleri, veterinerlik hizmetleri ve akademik destek sağlar. Merkezin üretim ve tedarik ruhsatı sadece sıçan ve fare üretimi içindir. Srague–Dawley ve Wistar albino sıçanlar ile BALB-C fare yetiştirilmektedir. Türkiye'de bazı merkezlerde köpek ve domuz da kullanılabilmektedir'' diye konuştu.


-''Bazı alanlarda etik açıdan uygun görülmemektedir''-


Yeğen, Türkiye'de deney hayvanları ile yapılacak olan bilimsel araştırmaların, testlerin, sağlık hizmetleri uygulamalarında bütün işlemlerin kayıt altına alınması, denetlenmesi ve gerektiğinde sonlandırılması için 2006 yılında bir yönetmelik yayımlandığını belirtti.

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından da deneysel amaçlar için kullanılan hayvanların üretim yerlerinin kurulması ve çalışmalarının denetlendiğini aktaran Yeğen, ''Dünyada da benzeri uygulamalar vardır ve bazı alanlarda deney hayvanı kullanımı etik açıdan uygun görülmemektedir. Örneğin, kozmetik ürünlerin test edilmesi, askeri araştırmalar. Ancak ne yazık ki hala bu alanlarda devam edebilmektedir. Etik kurul izni alınan çalışmalar, kimi zaman merkez bünyesindeki laboratuvarda kimi zaman da araştırmacıların laboratuvarlarında yürütülmektedir. Ancak deney hayvanı kullanım sertifikası olmayan kişilerin ve kurumların bu deneyleri yürütmesine izin verilmemektedir'' ifadelerini kullandı.


-''Batılı ülkelerdeki konuma yetişmiştir''-


Prof. Dr. Yeğen, şöyle konuştu:

''Türkiye yönetmelikler konusunda çok geç kalmış olsa bile bugün batılı ülkelerdeki konuma yetişmiştir. Ancak araştırmacıların ve toplumun bu bilinç düzeyine ulaşması için belli bir zaman geçmesine gerek vardır. Deney hayvanı merkezlerinde kurslar düzenleniyor ve araştırmacılar ücretli sertifika programlarını almak zorundalar. Bu kursu almak zorunda olan genç yüksek lisans ve doktora öğrencileri herhangi bir kadroları olmadığı gibi, bir de bu programa kayıt ücreti ödemek durumunda kalıyorlar. Merkezlerin neredeyse tek gelirini de aslında bu kurslar oluşturuyor. Devletin bu kuruluşlara desteğinin artması, akademik kariyerinin başındaki öğrenciler için önemi çok fazla.''


-''Tanı ve tedavi yöntemleri ortaya konmuştur''-


Bu konuda insanların bilinçli olmadığını gözlemlediklerini, farkındalık yaratılması için eğitim programları yapılması gerektiğini ifade eden Yeğen, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Deney hayvanlarına dayalı bilimsel çalışmalar sayesinde bugün tıpta kullandığımız tanı ve tedavi yöntemleri ortaya konulmuştur. Aslında günümüz insanının en önemli ikilemidir bu. Bir taraftan hayvanlara zarar gelmesini istemeyiz ama diğer taraftan da hayvanlarda geliştirildiği için birçok tedavi yönteminden de vazgeçmeyiz. Bugün ülserden kansere, aşıdan psikiyatrik ilaçlara kadar tüm buluşlarda insanlığa hizmet eden bilim adamlarının yanı sıra deney hayvanlarının hizmeti de var. Nobel alan bilim insanlarına anketlerle sorduklarında, bugün hala tanı-tedavi amacıyla ne yazık ki hayvan deneylerinden vazgeçemeyeceğimizi ifade ediyorlar. Bilime hizmet etmeyecek ya da bilinen gerçekleri tekrarlamaktan öte gitmeyecek, yani orijinal olmayan araştırmalar için deneysel çalışma yapmaya günümüzde etik kurullar onay vermemektedir.''

DEHAMER Müdürü Prof. Dr. Göksel Şener de yetiştirdikleri türlerin üremelerinin çok kolay olduğunu, bu türlerde pek çok bilimsel çalışma yapılabildiğini ve kolay temin edilebildiğini belirtti.

Yorum Yok
Konuya ilk yorumu siz yapın
Yorum Yapın
Yorum Yapmak İçin Giriş Yapınız
bünyesindeki diye gösteren koşullara tıpta yaklaşım önemi olarak kurulduğunu paralel insanlığa ifadelerini srague&ndash tamamlandığını vazgeçemeyeceğimizi oluşturuyor aslında kişilerin bilime durumunda araştırmalar bakanlığı ücreti kurumların yönteminden ihtiyacını yapılabilmesi hayvanlarına ödemek kadar zaman
Etiketler
LaKirDi - Tüm hakları saklıdır © 2006-2012 Msn - Google - Facebook - haberturk - beyazperde - haber7 - gezginler - radyofenomen - Vidivodo -

Telif Hakları Portalz v1.1 ©
2007-2012, Zed Yazılım LTD. ŞTİ.'ne Aittir.



- [Etiket] - [Program] - [Oyun] - [Magazin] - [Teknoloji] - [Müzik] - [Sağlık] - [Spor] - [Motorlu Araç] - [Sinema] - [Şiirler] -
- [Komik Haberler] - [Komik Yazılar] - [Fıkralar] - [Karikatürler] - [Komik Resimler] - [Foto Galeri] - [Güzeller Galerisi] -
- [Online Filmler] - [Online Diziler] - [Videolar]